28
Ekim 2011
0 Yorum

Ubuntu 10.10 işletim sistemi üzerinde dns önbelliğini (dns cache) temizlemek için kullanılacak 2 adet farklı yolu anlatacağım.

ilk komutumuz: nscd servisini kurup o servisi yeniden başlatmaktan geçiyor

sudo apt-get install nscd

Eğer aptitude paket yöneticisini kullanıyorsanız, yukarıdaki komut yerine

sudo aptitude install nscd

komutunu kullanabilirsiniz.
Bu işlemin arkasından,

sudo /etc/init.d/nscd restart

komutu ile dns önbelleği temizlenecektir.
Bir diğer yol ise hiç bir servis ve paket kullanmadan konsoldan yada alt+f2 penceresinden,

sudo /etc/init.d/dns-clean start

komutunu vermektir.
ben ikinci yöntemi kullanıyorum.
 

04
Nisan 2011
0 Yorum

Yoğunluk, yorgunluk, vakitsizlik, halsizlik, iş, güç, koşturmaca, karmaşa….

Daha yazsam onlarca mazereti var yazamamamın.

Çok doldum blogum, çok. Biliyorum sana üvey evlat muamelesi yapıyorum. Biraz daha sabır her şey bir başka güzel olacak.

21
Eylül 2010
0 Yorum

htc_wildfire_1_dh_fx57Uzun süredir  bir akıllı telefon‘a sahip olma hayallerim vardı. Ancak her türk ailesi gibi (: ay sonu gelir gider dağılımında hayallerdeki alınacaklar listesi hep hayal olarak kalıyordu taki geçtiğimiz pazar (19.09.2010) gününe kadar.Bazan insanların bir anda karar alıp uygulaması gerekiyormuş bende samsung i5700 almak için alışveriş merkezine gittim,
ancak hiç bir yerde bulamadım (iyiki) ha hazır yeri gelmişken, denizli forum çamlıktaki samsung satış alanı telefon satmasın buzdolabı, ütü, narenciye sıkacağı falan satsın. Satış görevlisine samsung i5700 var mı dediğimde “ona yæ ” gibi bir cümle çıktı adamın ağzından, sonrası daha güzel aslında, elindeki standart işletim sistemli cihazları, androidli cihazlardan daha iyi olduğunu falan iddia etti. neyse güldük eğlendik.

Her ne kadar ön yargım olsada teknosa‘dan iki adet htc wildfire aldım.İnşallah korktuğum başıma gelmez…

gelelim ilk izlenimlere

telefonu pazar gününden bu yana elimden düşürmeden deniyorum, kullanıyorum hatta bir ata hastalığımız olan kullanma klavuzu okumama hastalığı yüzünden kullanma klavuzunu bile tam okumadım.

telefon hattım 3g abonesi olmadığı için 3g denemedim,
hem evimde hem iş yerimde hemde müşterilerimde wireless yayın olduğu için telefonunun wi-fi ayarıları aktifti, bu sayede hemen hemen sürekli online olarak dolaştım (yollar hariç).

internet çok hızlı değil- (ama cihazdanda değil)

bunun için çok ahım şahım bir test yapmadım hatta cihazın internetinin bile kötü olduğunu düşünmüyorum aslında olay tamamen #TTNET merkezli bile olabilir çünkü notebook ve desktop bilgisayarımın internetide bu hafta bir sorun var gibiydi.

İlk kullanım için karşılaması ve misafirperverliği çok cana yakın

cidden böyle oldu, çok misafirperver. Eski telefonumdan bilgileri bluetooth ile çekti  (Kişiler İşler vs)

Multitouch / Ekran

Aldığım telefonun multitouch özelliğinin olduğunu telefonu aldıktan sonra fark eden birisi olarak bu özellik bana, pantolonunun cebinde para unutup sonra bulan insan sevinci yaşattı.

İlk açılış hızı

cihaz şak diye açılmıyor biraz fazla düşünüyor ilk açılışta ancak aldığımdan beridir sadece 3 kere açıp kapattım.

Market yok

fazla söze gerek yok, cihazın değil google’un ayıbı.

Google ile senkronizasyon

benim gönlümü çalan kısmı bu kısım aslında, google hesab bilgilerinizi verdiğiniz anda, kendisini biranda google’a bağlıyor ve gtalk, gmail, google tasks, calendar gibi benim zaten günlük hayatta kullandığım google servisleri olduğu için ağzım bir ara kulaklarıma vardı. Ancak ben google tasks’ın bir uygulama olarak htc içerisinde olmasını dilerdim. (markette vardır muhtemelen bir uygulaması ama daha market deneyimini yaşamadım)

GPS

cihazı alırken ilk baktığım özellik buydu, gps olması benim gelecek dönemdeki planlarım için kilit nokta görevi görüyor. (gerçi sonradan baktım hemen hemen bütün cihazlarda varmış bu gps)

Müzik çalar ve ses

Gayet yerinde ve güzel. Ancak cihazla beraber gelen kulaklıkların kontrol kısmında sadece telefon aç ve kapa işine yarayan switch buton var, onun dışında ses düzenleme ileri ve geri şarkı sarma gibi donanım yok.

Şarj süresi

3 gündür deliler gibi telefonu kurcaladığım için normal şarj süresini çözemedim ama şarj bana sıkıntılı gibi geldi, sonradan burayı düzenler durumu netliğe kavuştururum.

#daha aklıma gelen olursa içeriğine göre buraya ekler yada yeni konu açarım#

3 günlük kullanım sonrası çokta detaylı olarak bir şeyler yazmak güç ancak android adında yeni bir kategori açtım ve burdan tüm izlenimlerimi yazacağım (zaten artık blogla aktif olarak ilgilenme zamanı geldi//yeni tema hazırlıyorum)

outboxing resimleri devamında

Dahası var

26
Şubat 2010
0 Yorum

  • Windows 7′de çok çok pencere açıkken en öndeki pencereyi tutup sallayınca diğer pencereler hoop kayboluyormuş,
  • Eclipsede Alt + Aşağı tuşu bulunduğu satırı bir altta clonluyormuş,aynı şekilde alt + aşşa veya yukarı tuşu bulunduğu satırı gezdiriyormuş tıpkı notepad++’daki ctrl+D ve ctrl+yön tuşlarının yaptığı gibi,
  • Blender ile çalışılan pencerenin komple tüm ekranı kaplaması için ctrl+aşağı tuşuna basmak yeterliymiş.
  • Tunçmatiklerin bir çok sorunu ne olursa olsun, Akü değiştirilince sorun çözülüyormuş.
  • Windows 7′de domaine sokulan bir teminalde login sonrası tüm masaüstü kayboluyormuş.
  • 64 bit ve 32 bit işletim sistemine sahip bilgisayarlara bağlı yazıcılar sadece kendi bitinde (sadece kendisi gibi 64 yada 32 bit olan) işletim sistemlerine paylaştırılabiliyormuş.
  • QT kullanarak formlara CSS eklenebiliniyormuş.
  • Firefox XUL ile eklenti yazmak zormuş.

12
Şubat 2010
0 Yorum

a etiketli linklerde çoğu tarayıcı etrafına nokta nokta bir çerçeve çizer,bu çerçevede yine çoğu zaman sizin tasarımınızı bozuyor,insanı sinir ediyor.Hani derler ya sinek küçüktür miğde bulandırır diye buda o hesap

cevap ise çok basit ;

a:focus {
outline:none;
}

04
Ocak 2010
4 comments

arkadaşlar wave davetiye dağıtımım devam ederken, bir yandanda lockerz.com davetiyesi isteyenlere yardımcı olabilirim.

davetiye isteyen arkadaşların yorum kısmına maillerini bildirmeleri yeterli olacaktır.

23
Aralık 2009
0 Yorum

aslında çok şeydir, türk olmak.
türk olmak, osmanlı’nın borcunu ödemektir. hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.

kosova’da ve bosna’da, batı trakya’da ve makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

türk olmak kıbrıs’ta, hocalı’da, anadolu’da ve balkanlar’da soykırıma uğrayıp karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.

türk olmak faşist olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığınca.

türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövdüğünde.

türk olmak lisanının avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.

avrupa’da hor görülmek türk olmaktır, ataların bir çok asır önce viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir tabii ki sadece kuşatıp; napolyon gibi bütün viyana’yı yakmadığın için.
türk olmak selanik’te pontus anıtı’nın, viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve malta’da papazın üzerine bastığı türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. sayısız imparatorluk kurmak türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da türk olmaktır.

arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icad edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.

türk olmak; troya’dan bu yana, sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.
doğu roma’yı da batı roma’yı da yıkıp, yeni roma olan ab’ye girmeye çalışmaktır türk olmak.

türk olmak, mostar’da köprüdür, kerkük’te kaledir, istanbul’da
kızkulesi’dir, anadolu’da buğdaydır, çukurova’da pamuktur, ege’de tütün, karadeniz’de fındık, trakya’da ayçiçeğidir.

türk olmak çanakkale’de ölmektir. çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır.

düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır.

sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.

türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini
reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve
sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.

türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de
dönmeyeceğini bilerek. türk olmak, annenin şehit oğlunun
ardından ‘bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim’
demesidir. babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez
dokunurken ‘vatan sağ olsun’ demesidir.

türk olmak ‘türk çayında radyasyon olmaz’ yalanları ile, ‘gusül
abdesti alana aids bulaşmaz’ dolanları ile yaşamaktır.

her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. aynı nedenle türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. göz hakkına, diş kirasına saygıdır.

türk olmak. evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır türk olmak.

türk olmak, milli maçta ağlamaktır. ayhan işık’a, belgin doruk’a aşık olmaktır. türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. aşkı için ölmektir, öldürmektir. sevdiceğinin elini bir tez tutamadan, toprağa girmektir.

en güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. eşkıyaya türkü
yakmaktır, türk olmak.

milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, türk olmak.
türk olmak yunus’u bilmektir, aşık veysel’i sevmektir. mevlana’yı,
hacı bektaş-ı veli’yi ve hoca yesevî -tek bir satırını okumasa da
yüreğinde taşımaktır.

türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de yemen türküsü’nde…

hayatın sana verdiklerine ‘nasip’, vermediklerine ‘kısmet’ demektir. her işin ‘hayırlısına’ inanmaktır ve ‘feleğe’ küfretmektir ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

türk olmak, asya’da batılı, avrupa’da doğulu diye tepki görmektir.

irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı yaradandan ötürü sevmektir.

magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip
üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. t
türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir.
tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga
etmeden gösteri yapabilmesidir.

türk olmak, buhran zamanında arjantin’de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

zor iştir türk olmak. türk olmak anadolu’da her düşen yağmur
damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
türk olmak, medeniyetler mezarlığı anadolu’da dik durabilmektir.

14
Aralık 2009
0 Yorum

uzun süredir takip ettiğim beyn.org adresinde yılbaşı özel çekilişi gerçekleşiyor.

neredeyse boş yok gibi birşey sizde gidip bir yorum yapın yada benim gibi blog’unuzda bu konu hakkında bir iki kelam edin, çekiliş hakkı kazanın.

lafı fazla uzatmadan sizi şuraya alayım.

11
Aralık 2009
18 comments

Google beni adam yerine koydu ve bi davetiye gönderdi. Gmail için gelen davetiyeden bu yana bu kadar sevinmeyeli az olmuştu.

her ne kadar bu davetiye ile pazarlama stratejisi çok belden aşağı vuruyor,sevinecek ne var bunda diyebilirsiniz ancak böyle çirkef bir tekniğe takılmak bile hoş. (: Elimde bulunan davetiyeleri dağıtacağım ilgili arkadaşların yorum olarak mail adreslerini bırakmaları yeterli olacaktır.

Möhim not: Mail adresleriniz hiç bir suretle yayınlanmayacak bende saklı kalacaktır.

06
Aralık 2009
0 Yorum

çok şık ve yerinde uzatma kablosu,


yine bir o kadar şık Narenciye sıkacağı ,

Benim gibi 4 ayaklı sandalye ile atraksiyon yapmayı sevenler için

Portatif şekil alabilir iskandinav tipi koltuk tasarımı