Konuya vakıf olmayanlar için önce özet geçmekte fayda var.
Bir süredir bilgisayar mühendisliği bölümlerinden mezun arkadaşlar, kendi odalarını kurmak için bir çalışma yürütüyor.Türkiye’de hali hazırda hizmet veren bir Bilgisayar Mühendisliği Odası mevcut değil. Mühendislik diplomasına sahip arkadaşlar Elektrikçiler Odası‘na kayıt yaptırıp işlemlerini oradan görebiliyorlar.
buraya kadar olan süreç çok olağan şekilde cereyan etmekte, ancak bilgisayar mühendisliği odası kurmaya çalışan grup ne olduysa birden çatallaştı ve iki farklı kol ortaya çıktı. (sanırım birisi diğerini forkladı.). Bunlardan birsi tbmo.org adresinde diğeri ise bmo.org.tr adresinden propagandalarını sürdürüyor. Birlik olmak için yola çıkan bir grubun muhtemel fikir ayrılığı ardından ikiye bölünüp oda kurma yarışına girerek, olayı odayı önce kuran kazanır mantığına kadar düşürmeleri çok komik olmuş. “Hani birlik olacaktınız ?”
halen bu iki grubun neden ayrılığa düştüğü konusunda kimse tatmin edici bir cevap alabilmiş değil. Eğer bir cevabınız varsa burada seve seve yayınlarım.
Tüm bunlar ile birlikte sosyal mecrada herkes dilinin döndüğünce bu konuyu destekledi yada eleştirdi. {1} {2} {3} {4} {5} {6} herkes dilinin döndüğünce zekası elverdiğince anladı / anlattı.
Ancak bazı manzaralar var ki insanda şok etkisi yaratıyor ;

Teknik bilgi seviyesinin, yetkinliğin ve yeteneğin bir kağıt parçası ile tespit edilemeyeceğinin bilincinde olmayan insanların var olması, hele ki kendini sürekli yenileyen ve dinamik bir içeriğe sahip olan bir sektörde var olması bana çok garip geliyor.
Türk eğitim sisteminde Mühendislik bölümünden mezun birisinin her konuya vakıf olduğunu iddaa etmek, onun dışında bu sektörde alaylı olarak faaliyet gösterenleri “Mecidiyeköy bilgisayarcısı” olarak nitelendirmek kendi eksikliklerini örtme çabasından başka bir şey değil gibi duruyor. İnsanları yaftalamak, kendi savunduğu fikir ile aynı paralellikte olmayan fikirleri aşağılamaya çalışmak, başka bir eksikliğin tezahürü gibi duruyor, madem ki dilinin döndüğü kadar anlatacak kabiliyetin yok insanları “tanımadan” onları genelleme lüksünü kimse sana vermiyor.
Bir tane örnek ile bizi yargılayamazsın!
şu söz herkesin ağzında sakız olmuş durumda ancak kimse bu sözün üzerine empati kurabilmiş değil, sen beni kötü bir örnek üzerinden genelleyerek yaftalarsan bende iki lafı bir araya getiremeyen hatta facebook şifresini bile değiştiremeyecek kabiliyetteki mühendisleri örnek gösterip seni yaftalarım hoş olur mu ?
Sizin mühendislik okumuş olmanız benim icra edeceğim mesleğe karışma hakkını size vermiyor.
En çok bana soracaksınız en çok bana!
Türkiye’de maalesef bu kafa var, ben bu iş için X fedakarlığında bulundum, bu benim hakkım!
kimse size mühendislik bölümünü seçerken, mezun olduğunuzda hepiniz aslan olacaksınız, kaplan olacaksınız demedi,
büyük bir çoğunluğunuzun kaktıra kaktıra mühendislik bölünü seçtiğini yine bir çoğunuzun bloglarından sosyal medya linklerinden takip etmek mümkün, (yazının uzamaması adına ss eklemiyorum)
bu şekilde iteleye iteleye (evet genelliyorum) kazanmış olduğunuz bir meslek neticesinde ben dirsek çürüttüm size ne oluyor ha! (hey yo mr White!) mantığında hareketlerin altına yatan inkar duygusunu sanırım hiç bir zaman anlayamayacağım.
Siz üniversite sınavına girdiğinizde biz bu işi yapmıyorduk, siz üniversitede okurken biz mantar gibi mi türedik ?
Ama avukatların, doktorların odaları var, hem onlar diploması olmadan çalışamıyor siz neden çalışıyorsunuz ?
Meşhur diğer mesleklerden örnek gösterme ritüeli
Avukatlık, doktorluk yada diplomasız yapılamayan diğer meslekler ile bilgisayar mühendisliğini bir tutmanın basit bir düz mantıktan ibaret olduğunu görmemiz gerekiyor,
Mahkemelerde avukatlık yapabilmek için avukat olmanıza gerek yok, yani kendi davanızda kendinizi savunabilirsiniz, bugün avukatlar rutin işleri takip ediyorlar hele ki sulh mahkemelerinde tam bir iş takip bürosu gibi çalışıyorlar. Yani avukat olamazsınız ama avukata ihtiyacınız yok, evrak işlerini falan kendiniz hallettiğiniz sürece.
Doktorluk ile bilgisayar Mühendisliğini aynı kefeye koyup tez çıkarma çabası ise takdire şayan bir davranış.

Doktorlar meslek olarak daha uzun yıllar “okumak” zorunda olan ve belli bir branş üzerine uzmanlık kazanan meslek erbapları.
Doktorlar son kullanıcıya direk olarak müdahale edebilme yetkisine sahip insanlar, piyasada ki kırıkçı çıkıkçı ve kuş kaldıran reçeteli aktarları saymazsak, bir doktorun hatası bir çok şeye sebep olabilmekte. Böyle bir durumda bu meslek erbabının denetlenmesi ve kontrol edilmesi elzem bir davranış olmaktadır.
Bir bilgisayar mühendisinin yapacağı bir hata uçak düşürür, yanlış yazılım veya yanlış hesaplama arabalarda kazaya sebep olabilir yada daha büyük sorunlara neden olabilir, ama bir yazılım yada üretim süreci onlarca teste tabi tutularak arge yapılarak en mükemmele yaklaştırılabilinir.
Bir doktorun, böbrek yetmezliğinden muzdarip bir hastaya, şimdi arkadaşlar size bir böbrek takacaklar, önce test edecekler, uymazsa size yenisi takacağız yada böbreğin algoritmasını değiştireceğiz bir daha deneyeceğiz, dediğini duyamazsınız. Çünkü birisinde aynı anda müdahale yetisine sahip olma varken, bilgisayar mühendisliğinin temelinde araştırma ve geliştirme olanın üzerine koyma yatar. (Tabi Karşınızdaki doktor House MD değilse)
“Lise” felsefe derslerinde bilim ile felsefe arasındaki farkı,
bilim, olanın üzerine koyarak ilerler,
felsefe ise, her şeyi en başından sorgular
diye anlatmışlardı.
bu örneklerden yola çıkarak bilgisayar mühendisleri olanın üzerine koyarak araştırma geliştirme yapma lüksüne sahipken, doktorluk ise her şeyi başından ve hastanın semptonlarına göre şekillendirmek zorundadır.
İşte verdiğim bu örneklerden ötürü doktorluk ile bilgisayar mühendisliği aynı düzlemde bile yer alamaz.
Maddeler ?

Önce savunduğumuz şeylerin içeriğini okusaydık ama dimi ?
Kurulacak olan odanın taslağında “kayıt zorunluluğu” gibi bir maddenin olması ve o madde hatırlatıldığında “öhm canım onlar standart ve önemsiz maddeler ,uygulamayacağız bile” demek ayrı bir abzürt komedi senaryosu.
Eğer herhangi bir sözleşme içerisinde, kanun metninde yada taslağında, kanunnamede veyahut kanun hükmünde kararnamede, talimatname yada tebligatta bir madde varsa o madde ne olursa olsun, biz bunu geçiçi olarak koyduk, bunun bir ehemiyeti yok, zaten kullanmayacağız, ahaha canım takıldığınız şeye bak denmez denemez.
Pozitron kurucusu Fatih İŞBECER’in konu ile ilgil çok güzel bir lafı var, eğer bir sözleşmede sizin canınızı sıkan bir madde varsa o madde dönüp dolaşıp sizi bulur. {7}
bu arada fatih bey bir yazılım şirketi sahibi, altında mühendisler çalıştırıyor ama kendisi bilgisayar yada yazılım mühendis değil, sizin kafanızda oda kurulmuş olsa idi, böyle örnekleri veremiyor olacaktık.
Dünyada bilgisayar ve bilişim sektöründe parmak ile gösterilen ve dahi ünvanı verilen insanların kaç tanesi bilgisayar mühendisi bana gösterebilir misiniz ?
hatta işi dahada felsefik bir boyuta getirerek Ken Robinson’dan “Okullar yaratıcılığı öldürüyor” bile diyebilirim, diyorum da zira bazı mühendislerin durumunu görünce iyi ki ben meslek lisesini bitirdiğimde değişen kanun yüzünden (erbakan hükümeti) kendi branşımın mühendislik bölümünü seçmeme izin verilmemiş ve beynim örümcek bağlamamış diyorum. (evet evet bir tane örneği koca mühendislere mal etmemek lazım, ama alayalılar, rastgele ve düzensizdi değil mi ?)
konuyu yavaş yavaş toplarlayacak olursam,
ortada mühendislerin hakkını savunmaktan ziyade, rant peşinde koşan bir grup ile, onlara kanan başka bir grup var,
diğer tarafta ise, tüm bunların yanında olan biteni görebilen ve mühendislerin böyle bir şeyin peşinden koşması yerine, önce eğitim sisteminde mezun olanların kalitesinin yükseltilmesi için çalışma yapılmasını savunan bilgisayar mühendisleri var, aslında yesinler birbirlerini bana ne diyebilirim ama olay gerçekten zevkli, zira odacılık oynayan ve sorulan hiç bir soruya mantıklı cevap veremeyen ve her fırsatta “bir dirsek çürüttük ama yapraam” diyenlere karşı, gerçekten akılcı ve harika sorular sorabilen diğer gurubun olması kafamı açıyor.
En basitinden böyle bir oluşuma ne gerek var ?
diplomalı olmanızın size her kapıyı açtıracağını düşünmenize sizi iten şey ne ?
kaldı ki diploma almanıza ortam sağlayan ders konuları videoları ve müfredatı sektöründe öncü üniversiteler tarafından internete bedava olarak yüklenmiş durumda iken, siz neyin peşindesiniz. ?
meslek birliklerinin amacı nedir ? buna cevabı uzaklarda aramaya gerek yok bakınız Uğur abi vermiş cevabı : {8}
Koca bulduktan sonra kendini salan, kolları kıllı kezbanlar gibi, diploma aldıktan sonra hah işte her şey bitti dağılın yezitler kahrolun alaylılar mantığında kendisini geliştirmeden, sektöründe ne olup bittiğine bakmadan, öğrendiğinin üstüne yenisini eklemeden, teknoloji gibi değişken bir sektörde tutucu davranan mühendislerin kime ne faydası var ?
Bir çok şirket yöneticisinin dile getirdiği, eğitim sisteminin bozukluğu, kalifiye elemanın olmayışı, sektörde başarılı işlerin çıkmaması gibi konuların oda kurulduğunda bir anda düzeleceği sanrısını size Alamut kalesinden hassan sabbaht mı efsunladı ?
bu kadar çok alaylı alaylı dedik peki Alaylı Nedir ?
Dilimin döndüğünce alaylı kelimesinin anlamını yazacak olursam, Bir mesleği o meslek için öngörülen formasyon ile değilde tamamen kendi imkanları ile öğrenmiş ve uzmanlaşmış kişilere verilen isme alaylı denilmektedir. Diğer değiş ile yaptığı işin diplomasına sahip olmayan kişidir.
Yani olay şu,
Alaylılar en büyük düşmanımız, tüm alaylıların hepsi normalde yapacakları işi gücü bırakıp bilgisayar mühendislerinin ekmeğine taş koyup,onların mesleğini yerle yeksan etmek için “rastgele” iş yapıyorlar. Bu durumu engellemek için meslek birliği olarak bir oda kurulacak, başına bir başkan seçilecek, mezun olan her bilgisayar mühendisi bu odaya kayıt olmak zorunda olacak, kayıt olmayanlar aforoz edilecek adam yerine konulmayacak dışlanacak , devlet ihalelerinde yada benzeri durumlarda imza ve oda kaydı istenecek , ve tüm bunları kaybedilen meslek itibarı geri kazanılmak için yapılacak.
Öncelikle kendinize sınır koyarak , kategorize ederek meslek itibarını nasıl yükseltmeyi planlıyorsunuz ?
Özgürlüklerden bahsedilen bir ortamda “zorunlu hizmet verme” fikrini nasıl aynı şekilde değerlendirebiliyorsunuz ?
Olayı Alaylılar vs Mühendisler boyutuna kadar indirmeyeceğim zira, sidik yarıştırmanın alemi yok, kendi yetkinliğimi ve becerimi ortaya çıkardığım ürünlerin anlatmasının daha doğru olması taraftarıyım.
Bir bilgisayar mühendisleri odasının kurulmasına hiç bir suret ile karşı değilim, ancak benim şu ortamda gördüğüm, rant ve siyaset peşinde koşan insanlar gurubundan başka bir şey değil.
namaste.
İstanbul! maceramdan 1-2 gün önce bilgisayarım amansız bir soruna yakalandı ve halen sorunun ne olduğu konusunda ne benim nede yetkili ve yetkisiz servislerin bir fikri yok.
Elektronikle uğraşanların arıza tespiti noktasında bilmesi gereken tek şey, çalışan bir cihazda arızayı tespit etmenin çok zor olduğudur.
Bilgisayarım arızalanınca bende emanet olarak başka bir bilgisayara aynı anda windows xp ve ubuntu kurdum.
ubuntu 11.10 ve gnome-shell hakkındaki ön yargılarım kısmen kırılmış durumda, 1 mesai günü içerisinde ubuntu kurulum ve ayarlarını bir başka mesai günü içerisinde de windows xp kurulumu ve ayarlarmalarını gerçekleştirdim.
Normalde daha önceden iki farklı bilgisayar ile çalışıyordum ancak bilgisayarlarımdan birisi arızalanınca tek bilgisayara düşmek zorunda kaldım, böyle olunca eski bilgisayarımdaki .net projelerimi ve sql server bilgilerimi aktarmak zaman aldı.
Projelerimi yeni windows’uma taşıdıktan sonra ve projelerimi düzenleme ve build etmek için açtığımda Visual Studio 2008 karşıma, şu hata ile çıktı :
.NET : Unable to find manifest signing certificate in the certificate store
Ufak çaplı bir yusuf atmanın ardından bunun çokta önem teşkil etmeyen bir sorun olduğunu öğrendim,
bu sorun ile karşılaştığınızda VS IDE projenizi build etmeyecek ve çalışmanızı kullanamayacaktır.
Sorunu aşmak için, Solution Explorer da bulunan projenizin üzerinde sağ tuşa basarak, Properties diyerek Proje özellikleri penceresini açınız, ardından sol kulaklarda bulunan Signing bölümünden Create Test Certificate butonuna tıklayarak açılan pencerede de ok butonuna basarsanız sorunun çözüldüğünü göreceksiniz.
..
Nasıl bir başlık seçsem bilemedim
yapılmak istenen şu, windows explorer (araştır) ‘ı bir dosya seçili şekilde açtırmak.
Örnek olarak, bir download programı yazdınız, ve yüklemesi tamamlanan dosyaya “klasörde göster ” özelliği eklemek istiyorsunuz, kullanıcı hazırladığınız listeden bu dosyaya sağ tıklayıp klasörde göster dediğinide windows explorer bu dosya seçilmiş şekilde açılacak.
sorunumu doğru şekilde anlatabildiğimi varsayarak çözüm kısmına geçeyim;
klasik VB içerisinde 3. parti yazılımları çalıştırmak veya windows komut satırı için fonkisyonlar çalıştırmak için genelde shell komutunu kullanırdık.
vb.net ile belikte Process sınıfı shell komutunun görevini daha iyi şekilde devralmış durumda.
bizde process sınıfı ile explorer’ı çalıştırıp ardından istediğimiz dosyayı seçmesini rica edeceğiz. Rica edeceğiz çünkü muhatap olduğumuz sistem windows, sağı solu belli olmuyor
Dim filePath As String = "c:\test.txt" 'C: dizini altında olması gereken test.txt dosyası
Process.Start("explorer.exe", "/select," & filePath)
C dizini içerisinde bir adet test.txt dosyası oluşturup, dizini gösteren pencereleri kapatalım, hatta Visual Studio dışındaki tüm pencereleri mümkünse kapatalım ki programın sağlıklı çalışıp çalışmadığını daha rahat test edebilelim.
yukarıda verdiğim kodları çalıştırdığınız taktirde, windows explorer açılacak ve test.txt dosyası seçili gelecektir.
selametle.
Yazımın içeriği başlığı kadar uzun olmayacak sanırım,
vb.net ile kullanılan nesnelerden birisi olan openfiledialog nesnesi windows ortamında dosya seçim dialog penceresini açmayı sağlar, Bir seçim sonrası seçilen dosyanın tam yolunu filename özelliği ile alırız,
bana kalsa bu nesne içerisine filename yanısıa filepath gibi bir özellik ekler ve filename ‘da sadece dosya adını , diğerinde ise dosyanın disk yolunu döndürürdüm ama .net kodlayıcılarının yaptığına sual olunmaz.
eğer openfiledialog ile seçilen dosyanın sadece adını almak istiyorsanız
system.io kütühanesi içerisinde bulunan PATH nesnesi işinizi görecektir
çözüm olarak
GetFileName fonksiyonu işinizi görecektir.
dim sadecedosyaadi as string = system.io.path.GetFileName(OpenFileDialog.filename) msgbox(sadecedosyaadi)
namaste.
C konsol programı ile çalışırken mutlaka konsoldan bazı değerlerin gelmesini isteyeceğizdir. çünkü konsol yazılımlarında kullanıcı ile program arasındaki tek bağ o değerlerdir. Kabaca örneklemek gerekirse,
copy c:\*.* c:\temp\*.*
burada copy ana komut c:\*.* birinci yan değer , c:\temp\*.* ise ikinci yan değerdir.
bizde yazdığım bir programda bize bu şekilde yan değerler göndermelerini ve o değerleri işlemek istiyorsak,
#include
int main(int argc, char **argv)
{
int i; //counter
for (i=0;i
return 0;
}
bu kadar (:
C konsol yazılımı yaparken bazı durumlarda ekranın işlem sonunda sabit kalmasını isteyebilirsiniz, tabi bu anlattığım windows platformu için geçerli.
böyle durumlarda işin kolayına kaçarak system(“pause”); fonksiyonu ile olayı geçitiririz,”yada geçiştiriyorlarmış”
bu fonksiyon kısaca sisteme “pause” komutunu gönderir, burada system C’nin fonksiyonu aldığı “pause” parametresi ise windows command shell’in duraksama parametresi.
bu fonksiyon çalıştığı yerde programı kullanıcı bir tuşa basasıya kadar bekletir ve ekrana “Devam etmek için bir tuşa basın…” yazısı çıkartır.
kimi zaman bu yazıyı görmek isteyeme bilirsiniz ki bende istememiştim ve o vesile ile araştırma yapma gereği duydum,
bunun için aklım şu yolları izleyebilirsiniz.
getch() fonksiyonu : Bu fonksiyon ekrana eko yapmaksızın klavyeden bir karakter okunmasını sağlar. Basılan tuşa ait karakter ekranda görülmez. Bu fonksiyonun kullanımı getch ( ) şeklindedir.
Çünkü parantezler arasınaki değer void olarak tanımlanmıştır. Getch ile okunan karakterin işlenmesi için bu karakterlerin bir değişkene atanması gerekir. Her fonksiyonda
olduğu gibi getch fonksiyonu da sonuçta bir değeri geri gönderir. Bu değer klavyeden okunan değerdir. okunan karakter daha sonra kullanılacaksa aşağıdaki gibi bir ifade
kullanılmalıdır.
system(“pause > temp”) fonksiyonu : Eğer amaç ekrana bahsi geçen yazının çıkmaması ise bu işlemde de ekrana hiç bir yazı basılmayacaktır. Çünkü mevcut konsol çıktılarının hepsi temp dosyasına tamponlacaktır.temp isimli dosya program hangi klasörde işlem yapıyorsa o klasöre açılacaktır. yani dos promtu hangi dizinde ise o dizin içerisinde açacaktır temp isimli dosyayı.
Şurdaki yazımı yazarken bunuda eklesem tam süper olacak dedim kendi kendime.
efendim malumunuz üzre C’de bool yani true yada false değeri döndüren ve barındıran koleksiyonlar ve tanımlamalar yok.
aslında bir programlama dilinde neden bool koymazlar diyesi geliyor insanın ama her şeyi devletten de beklememek gerek.
çoğu derleyici kendi içerisinde bool türünü eklese de tam bir standart bulunmamaktadır.
konu ile ilgili olarak ;
C99 standardı : http://www.open-std.org/jtc1/sc22/wg14/www/docs/n1336.pdf
C99 standardına sonradan eklenenler : http://www.open-std.org/jtc1/sc22/wg14/www/newinc9x.htm
şimdi biz kendi bool türümüzü ve bool değer döndüren bir fonksiyonumuzu yazalım,elimizin altında bulunsun.
#include <stdio.h>
#include <stdlib.h>
#define bool _Bool//_Bool yerine bool kullanalım şanımız yürüsün
#define true 1 // true bizim 1 olsun
#define false 0 // false bizim 0 olsun
bool bool_keseden(int iSayi);
int main(int argc, char *argv[])
{
bool deneme=0;
deneme=bool_keseden(0);
if (deneme==true){
printf(“Dönen değer True\n”);}
else{
printf(“Dönen değer false\n”);}
system(“PAUSE”);
return 0;
}
bool bool_keseden(int iSayi)
{
if (iSayi>=0)
{
return true;
}
else
{
return false;
}
}
C dilinde benim saydığım 32 adet anahtar sözcük var. (: sonradan bu elimde bir kopya kağıdı olması için araştırdığımda gördümkü gerçekten 32 adet anahtar sözcük varmış.
bu anahtar sözcüklerden tümü küçük harfle tanımlanmış ve bizimde bu sözcükleri küçük harf ile kullanmamız istenmiş.
Anahtar sözcükler kesinlikle tanıtıcı sözcük olarak kullanılamazlar,ve her biri kendi çöplüğünde öter.
Veri tipi için anahtar sözcükler
char
const
double
enum
float
int
long
short
signed
struct
union
unsigned
void
volatile
bellek sınıfı için anahtar sözcükler
auto
extern
register
static
typedef
deyim için anahtar sözcükler
break
case
continue
default
do
else
for
goto
if
return
switch
while
Ayrıca
sizeof
temel olarak anahtar sözcükler yukarıda verdiğim gibi ancak bu sayı veya anahtar sözcükler, kullanılan derleyici yada yorumlayıcıya göre değişkenlik göstermektedir.Ancak sonradan eklenen anahtarlar _ karakteri ile gösterilmektedir.
mesela C diline sonradan eklenen _bool gibi.
başlık biraz uzun oldu ancak anlatmak istediğim olay şu iç içe döngüler ile ilgili bir örnek;
bizden sütun ve satır sayısını isteyecek, ve girilen değerlere göre ekrana * işareti ile bir dikdörtgen oluşturacak.
kodlarımız :
#include<stdio.h>
int main(){
int boy, en, i, j;
printf("Sutun sayisini yaziniz: ");
scanf("%d",&en);
printf("Satir sayisini yaziniz: ");
scanf("%d",&boy);
printf("\n");
for(i=0; i<boy; i++){
for(j=0; j<en; j++){
printf("*");
}
printf("\n");
}
printf("\n");
return 0;
}
açıklamalar :
#include<stdio.h>
bize lazım olan kütüphaneyi içeri aktardık,
int boy, en, i, j;
kullanacağımız değişkenleri cinslerine göre tanımladık,
printf("Sutun sayisini yaziniz: ");
scanf("%d",&en);
printf("Satir sayisini yaziniz: ");
scanf("%d",&boy);
satır ve sütun sayılarını kullanıcıdan isteyerek en boy değişkeni içerisine aktardık,
for(i=0; i<boy; i++){
for(j=0; j<en; j++){
printf("*");
}
printf("\n");
}
işin can alıcı kısmı bu iç içe kullanılan döngüler,
burada ilk sıradaki döngü satır, sonraki (içerideki) döngü ise sütun kadar döner,
kaç satır varsa o sayıya ulaşana kadar sütun karakterleri için döner.
umarım anlatabilmişimdir.