En son eyvah eyvah birinci filme gitmiştim sinemaya, ondan önce’de transformers 2 ‘ye. Ondan öncesinde ise ayda en az 2 filme gitmeye gayret eden birisi idim.
Sinemayı sinema salonunda ve o atmosferde izleme taraftarı olan bir insanım, ve şuan bile bu şekilde düşünüyorum.
Sinemaya gitmek istemiyorum, sevdiğim bir filmi sinemada izlemekten korkuyorum çünkü,
Sinema salonuna gelen insanların, izlediğim filme ve o filmi izleyen izleyicilere saygı duymaması beni üzüyor,
- İnsanların hayatları boyunca patlamış mısıra, cipse, Püskevit‘e ve bilimum muhtelif gıda ürününe sadece sinemada sahip olabileceği düşüncesi ise, bir filmin başından sonuna kadar gürültülü şekilde “hayvan gibi” gıda tüketmesi (bkz:gökgörmedik) beni hem sinir ediyor, hemde izlediğim filme konsantre olmamı engelliyor.
Cips yiyebilirsiniz, patlamış mısır yiyebilirsiniz, kola içebilirsiniz, sakız bile çiğneyebilirsiniz ancak bunu insani normlar ve formlar içerisinde gerçekleştirdiğinizde kimse rahatsız olmayacaktır, ancak elinizdeki cipsi, karda yürüyen sherk edası ile salyalarınız aka aka yerseniz işte o zaman ne tür bir mutasyona maruz kaldığınız konusunda insanlar kendi aralarında bahis bile oynayabilir.
- Film başladıktan sonra insanların sinema filmi sırasında sürekli konuşması, Her sahnenin spoilerini sesli olarak söylemesi, hele ki filmi daha önce izleyen birisinin daha önce izlememiş arkadaşları ile geldiğinde sesli şekilde “ben izledim olm” mantalitesindeki sahne önceleri “ba ba ba şimdi nolcak” haykırışları insanı izlediği filmden soğutmakla birlikte bu soğukluğu tekrar ısıtmak için o arkadaşın muhtelif akrabalarına küfür etmesine vesile oluyor.
- İnsanların, Lütfen Cep telefonlarınızı kapatın ibaresini Lütfen cep telefonlarınızı sessiz konumuna alın şeklinde algılaması: En son gittiğim sinemada bu olaydan ötürü tartışma yaşadım, film eyvah eyvah idi. sağ çaprazımda oturan arkadaş cep telefonunu ne kapatmış nede sessize almıştı, daha doğrusu arkadaş gelen arama sesini kapatmış ancak mesaj bildirim sesini kapatmamıştı. ve filmin ilk yarısı boyunca her 4 saniyede bir arkadaşa mesaj gelmekte ve o arkadaş o mesajları sürekli cevaplamaktaydı, hem sesli olarak hemde cep telefonunun ekran aydınlatmasının karanlıkta projeksiyon gibi parlamasından ötürü sahneye bir türlü odaklanamamdan ötürü filmin ilk yarısını “ağız tadı” ile izleyememiştim. Bu süreç boyunca bahsi geçen arkadaşı defalarca uyardım, hıhı tamam gibi geçiştirme laflarına maruz kalında, bende görevliye durumu ilettim, ancak görevlide insanlara uyarı yaptıklarını ancak uymayanlara karşı bir yaptırım uygulamadıklarını söyledi.Bunun üzerine salonu terk ederek filmi yarıda bıraktım. KitapYurdu.com‘da satışa çıktığı gün sipariş verip filmi evimde tamamladım.
- Önünüze oturan kişinin koltukta bir türlü rahat duramaması ve sürekli kafasını sağa sola çevirerek izlediğiniz sahnenin içine etmesi : Yeni yapılan sinema salonlarındaki koltuk dizilimi sayesinde önünüzde oturan insanın boyu pek önemli olmasa da, eğer önünüze oturan insanımsı canlı kendi enerjisini sürekli hareket ederek sağlıyorsa ve bu yaşam formu sizin önünüze oturmuş ise sürekli oynayan bir kafa izlemeniz kaçınılmaz olacaktır.
- Film başlamadan önce arka arkaya tren vagonu gibi yardıran reklam filmleri : Film izlemek için gittiğim bir mekana istemediğim halde bana zorla reklam izlettirilmesi, zaten biraz sonra izleyeceğim film içerisinde göresel, sanal ve subminal reklamın kralı yapılacak, filmden önce sürekli reklam vererek beynimin koruma kalkanlarını uyarmakta neyin nesidir ?
- Herkesin eşit para vererek geldiği bir ortamda evinizdeki rahatı sinemada bulamayacağınızın farkındayım hatta bırakın başkalarını kendisine bile saygısı olmayan insanlarla aynı ortamda olunan bir sistemde evinizdeki rahatı kimsenin size vaad etmediğinin de farkındayım ancak bu böyle olmamalı, ben tercihimi böyle ortamlar içerisinde bulunmama olarak kullanıyorum ama nereye kadar ?
Sırf saydığım bu sebeplerden ötürü hastası olduğum Behzat amirinim seni kalbime gömdüm isimli filmine dahi gidemedim gitmeye korktum, DVD’si çıksada izlesek modundayım.
torrent forever